Öne çıkan

Anne

Hayata gözlerimizi açtığımızda onu görüyoruz. Onun nefesi ısıtıyor küçük kalbimizi. Serüvenimiz böyle başlıyor. Sonrasında elimi hiç bir zaman bırakmamak üzere tutuyor ve önce çoçuğum diyerek her şeyi bir kenara bırakıp fedakarlık ederek evladını yetiştiriyor. Evladının iyi kalpli,adaletli,hayırlı olması için. Yaşadığı sıkıntıyı,üzüntüyü kötü olan her ne varsa susup,içine atıyor evladı öğrenip üzülmesin diye.

365 günün her günü annelerimizin varlığına şükrediyoruz.

Onun olmadığını hayal etmek bile korkutucu,ilerlerdiğimiz yoldaki ışığımız, koruyucu meleğimiz, allahın bir lütfü düştüğümüzde, tırnağımız kırıldıdığında , eşyamız kaybolduğunda, korktuğumuzda, sevindiğimizde söylediğimiz ilk kelime ANNE…

Karantinadan dolayı anneme hediye almak dışında onu mutlu etmenin en iyi yolun yazı yazmanın olduğunu düşündüm. İstediği zaman açıp okuyabilsin ve mutlu olsun. Beni büyütmek adına yaptığın bütün fedakarlıklar yanında bu okyanusta su damlası ama kalıcı bir hatıra bırakmak istedim. 1 gün değil her gün diyorum ki İYİ Kİ ANNEMSİN. 🍀❤

Ve evlatlarına nefes,can veren diğer sevgili anneler Annneler gününüz kutlu olsun.

Öne çıkan

ONSUZ KASIM…

Mustafa Kemal Atatürk, Türk mareşal ve devlet adamı. Kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde 1923’ten 1938’e kadar cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

Bugün Türkiye Cumhuriyetin’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 81.yıl ölüm yıl dönümünde bu yazımı Atama ithaf ediyorum.Rahat uyu Atam…

. Mustafa Kemal Atatürk 1881’de Selanik’te dünyaya geldi.

. 1893’de- Mustafa Selanik Askeri Hazırlık Okuluna başlar ve burada matematik öğretmeni tarafından kendisine ikincisi ismi ”Kemal” verilir.

. 1885- Manastır’da Askeri Liseye başlar.

. 1889- İstanbul’da Harbiyenin Hazırlık sınıfına başlar.

. 1902- Harbiyeden mezun olur ve burada Harp Akademisine devam eder.

. 11 Ocak 1905- Harp Akademisinden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olur ve Şam’da bulunan beşinci orduda görev almak üzere Şam’a gönderilir.

. Ekim 1906 – Mustafa Kemal ve arkadaşları ”Vatan ve Hürriyet ” adında gizli bir dernek kurarlar.

. Eylül 1907- Üçüncü Orduya tayin edilerek Selanik’e gönderildi.

. 13 Eylül 1911- İstanbul’daki Genel Kurmay merkezine tayin edildi.

. 9 Ocak 1912- Libya’daki Tobruk taarruzunu başarılı bir şekilde yönetti.

. 27 Ekim 1913 – Sofya’ya Askeri Ataşe olarak atandı.

. 25 Nisan 1915- İtilaf Devletleri Çanakkale – Arıburnu’na çıkarma yaptılar; Mustafa Kemal, emrindeki tümenle ile İtilaf devletlerinin ilerlemelerini durdurdu.

. 9 Ağustos 1915- Gösterdiği başarı ve isabetli tahminleri nedeniyle Çanakkale – Anafartalar Grup Kumandanlığına getirildi.

. 1 Nisan 1916- Tuğgeneralliğe terfi etti.

. 6-7 Ağustos 1916- Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş düşmandan geri aldı.

. 31 Ekim 1918-  Yıldırım Orduları Grup Kumandanı oldu.

. 30 Nisan 1919- Erzurum’da bulunan Dokuzuncu Orduya geniş yetkilerle Müfettiş olarak atandı.

. 16 Mayıs 1919-  İşgaller sürerken İstanbul’dan ayrılarak Samsun’a hareket etmesi.

. 19 Mayıs 1919-  Samsun’a ayak bastı.

. 25 Mayıs 1919-  Mustafa Kemal’in Havza’ya gelmesi.

. 28 Mayıs 1919-  Havza Genelgesinin yayımlanması.

. 12 Haziran 1919-  Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelmesi.

. 22 Haziran 1919- Amasya genelgesinin yayımlanması.

. 8 Temmuz 1919- Gerek Üçüncü Ordu Müfettişliği görevinden gerekse ordudaki görevlerinden istifa etti.

. 23 Temmuz 1919- Erzurum Kongresi Başkanlığına getirildi.

. 4 Eylül 1919 – Sivas Kongresi Başkanlığına getirildi.

. 27 Aralık 1919- Temsil Heyeti ile Ankara’ya geldi.

. 23 Nisan 1920- Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.

. 24 Nisan 1920-  Mustafa Kemal, TBMM başkanlığına seçildi.

. 5 Ağustos 1921- Büyük Millet Meclisi tarafından Başkumandan olarak atandı.

. 23 Ağustos 1921- Türk birliklerinin Mustafa Kemal tarafından başkomutan olarak yönetildiği Sakarya savaşı başladı.

. 19 Eylül 1921- Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi ile Gazi unvanını verdi.

. 26 Ağustos 1922- Gazi Mustafa Kemal Büyük Taarruzu Kocatepe’den yönetmeye başladı.

. 30 Ağustos 1922- Dumlupınar savaşı kazanıldı.

. 10 Eylül 1922- Gazi Mustafa Kemal Yunan işgalinden kurtarılan İzmir’e girdi.

. 14 Ocak 1923- Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım İzmir’de vefat etti.

. 29 Ekim 1923- Türkiye Cumhuriyetinin ilan edilmesi ve Gazi Mustafa Kemal’in ilk Cumhurbaşkanı seçilmesi.

. 24 Ağustos 1924- Gazi Mustafa Kemal İstanbul Sarayburnu’nda ilk kez şapka giydi.

. 16 Haziran 1926-  Mustafa Kemal’e İzmir suikasti. (başarısızlıkla sonuçlandı.

. 9 Ağustos 1928- Gazi Mustafa Kemal Sarayburnu’nda yeni Türk Alfabesi ile ilgili konuşma yaptı.

. 24 Kasım 1928-  Mustafa Kemal, başöğretmen unvanını aldı.

. 12 Nisan 1931- Türk Tarih Kurumu kuruldu.

. 12 Temmuz 1932- Türk Dil Kurumu kuruldu.

. 16 Haziran 1934- Türkiye Büyük Millet Meclisi bir yasa ile Gazi Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını verme kararı aldı.

. 10 Kasım 1938 – Atatürk hayata gözlerini kapadı.

57 Yıllık Yaşam;

10 savaş :

.31 Mart Vakası 13 Nisan 1909

.Arnavutluk İsyanı 15 Ocak 1911

.Trablusgarp Savaşı 29 Eylül 1911

.İkinci Balkan Savaşı 1912- 1913

.Çanakkale Savaşı 18 Mart 1915

.Doğu(Kafkas)Cephesi 1916-1917

.Suriye-Filistin Cephesi 1917-1918

.Kurtuluş Savaşı 1919 – 1923

.Sakarya Savaşı 20 Ekim 1921

.Büyük Taarruz 4 Mart 1922

. 24 madalya,

. 7 nişan,

14 kitap :

. Nutuk

. Atatürk’ten Mektuplar

. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri

. Atatürk’ün Hatıra Defteri

. Arıburnu Muharebeleri Raporu

. Karlsbad Hatıraları

. Geometri

. Medeni Bilgiler

. Bölüğün Muharebe Eğitimi

. Takımın Muharebe Eğitimi

. Taktik Tatbikat Gezisi

. Taktik Meselelerin Çözümü

. Cumali Ordugâhı

. Zabit ve Kumandan ile Hasbihâl

1 Ülke

Ve milyonlarca özgür insan,

Bir Liderden Daha Fazlasıdır,

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Her türlü güçlüğü yenerek yılmaz bir irade,yenilmez bir azim ile bize tam bağımsız bir vatan çağdaş bir cumhuriyet armağan edenler…

Ey Atatürk, Ey Atatürk’ün Silah ve İdeal Arkadaşları ,Ey Sevgili Atalarımız,Ninelerimiz Hepinize Bitmez Tükenmez Minnet Hepinize Sonsuz Saygı…

9’u 5 geçe nerede olursan #OradaDur tarihin gördüğü en büyük devrimciyi selamlayacağız. #10Kasım
Bir ‘Türk Kadını’ olarak,
Fikrim, vicdanım, iradem hür
ve eşit haklara sahipsem,
Bunu sana borçluyum ATAM !
Şükran ve Minnetle..

1881-193∞

Öne çıkan

Serginizi Mükemelliğe Taşımak İçin 10 Püf Nokta

Herkese merhaba bugün yorucu fakat her anına değen fotoğraf sergimizi hazırlarken neler yaşandığımızı nelere dikkat edilmesi gerektiğini yapılması ve yapılmaması gereken davranışları yazacağım. Bir işe başladığınızda ne kadar yorulsanız bile o yoldan geri dönemez,vazgeçemezsiniz. Çınarın Sesi adlı büyük ses getiren sergimizin çalışma aşamasında çok yorulduk. Yeri geldi büyüklerimiz hüzünlendi onlarla hüzünlendik,onlar güldü biz de güldük . Onların hayatlarına dair bilgiler aldık. Tecrübelerinden hayat dersi çıkardık . Bu sergi sayesinde büyüklerimizi hatırladık , hatırlattık . Büyüklerimizin bir kez daha kıymetini ve önemini anladık . Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Nurdanur Tavlan önderliğinde yapılan bu serginin yapım aşamasına geçelim;

1-)Büyüklerimizin evlerine gidip onlara kısa sorular sorarak röportaj yaptık.

2-)Büyüklerimizin izni olmak kaydıyla fotoğraflarını çektik.

3-)Çekilen fotoğraf ve videoları hocamız önderliğinde düzenledik ve sunuma hazır hale getirdik.

4-)Kaymakam ve Belediye Başkanımızla konuşup onları sergimize davet ettik.

5-)Serginin bir günü öncesi projeyi hazırlayanlar olarak ve hocalarımız ile salona gidip fotoğrafların asılacağı panoları kapladık sonra renk uyumuna ve boyutlarına göre fotoğrafları yapıştırdık . Fotoğrafların boş bulunan kısımlarına büyüklerimizin söylediği bizi etkileyen sözleri yapıştırdık.

6-)Sergi günü tek tip giyindik.

7-)Son düzenlemeleri yapmak ve herkesten önce orada bulunmak için erkenden hazırlanıp salona gittik.

Ve tüm o koşturmanın yorucu telaşın sonuna gelmiştik. Açılışımız yapılmış, fotoğraflarımız ilgiyle inceleniyordu. Biz gelen kişilerin sorularını cevaplıyor, fotoğraflarımızın başında bekliyorduk. Emeğimizin karşılığını almıştık. Her ne kadar acemi bir PR çalışması olsa da çok güzel geri dönüşler aldık. İşinizi yaparken saygınızı ve sevginizi kaybetmeyin. Sabredin güzel sonuçlar alacaksınız.

Sergide yaşananları kendimce betimledim fakat hep güzel şeylerden bahsettim peki bu sergide hiç mi aksilik çıkmadı tabii ki de oldu şimdi yapmamanız ve dikkat etmeniz gereken noktaları söyleyeceğim.

8-)Evlere gidip röportajları kayda almaya başladığımızda videoları çok uzun çektik aslında bizim yapmamız gereken part halinde kayıta almamızdı. Sesin iyi çıktığından emin olmamız gerekirdi. Röportaj yaptığınız kişiyi alın sadece gereksiz obje ve röportajı yapan kişiyi videoya dahil etmeyin. Bu yanlışlar bizim aleyhimize oldu ve çektiğimiz videoların montajı bizi çok uğraştırdı sergide de videoların sesini veremedik sadece görüntüleri oynattık.

9-)Sergide kullanılacak malzemelerin iyi halde olduğundan emin olun. Bizim kullandığımız panolar çıplak şekilde kullanılacak halde değildi ve biz bunu son gün fark ettik. Kriz anında hemen çözüm üreterek panoları kaplamaya başladık.

10-)İşinizi son güne bırakmayın. En kötü durumu düşünün hazırlıklı olun kriz anında paniğe kapılmak yerine krizi yönetmeyi öğrenin. İşte o zaman işinizi layığı ile yerine getiren bir çalışan,öğrenci olacaksınız…

Röportajımıza ulaşmak için linke tıklayınız fotoğraflarımıza ulaşmak için buradaki linke tıklayınız.

Sergimiz için yapılan haberlere ulaşmak için linke tıklayın.

“Optimizing Typing Skills:  A Comprehensive Guide”

1. Identifying your current typing level:

To establish your baseline typing proficiency, we’ll begin with a typing test. This test will measure your Words Per Minute (WPM) along with accuracy, providing a clear understanding of your current skill level. Accuracy is as crucial as speed in typing, as it ensures error-free text production, enhancing overall efficiency and effectiveness.

2. Providing targeted practice exercises:

Based on the results of your typing test, we’ll tailor practice exercises to address specific areas for improvement. These exercises may focus on finger placement, accuracy drills, or speed-building techniques. For instance, if your accuracy is lower, we may emphasize exercises that enhance precision, while if your speed is the concern, we’ll focus on exercises aimed at increasing typing velocity without compromising accuracy.

3. Offering tips and techniques:

Effective typing relies on proper hand positioning, posture, and touch typing techniques. I’ll share valuable tips and techniques to optimize your typing efficiency. This includes guidance on maintaining a relaxed yet ergonomic posture, positioning your fingers correctly on the keyboard, and utilizing touch typing methods to minimize unnecessary movements and maximize speed.

4. Recommending online resources:

In addition to personalized exercises, I’ll recommend reputable online typing tutors and practice websites to supplement your learning. These resources often provide interactive lessons, drills, and games designed to enhance typing skills in an engaging and structured manner. Whether you prefer structured lessons or interactive games, there are diverse resources available to cater to your learning style and preferences.

5. Tracking your progress:

Setting measurable goals and tracking progress is essential for staying motivated and maintaining momentum in skill improvement. Together, we’ll establish realistic goals for enhancing your typing speed, accuracy, and overall proficiency. Regular assessments and progress tracking will allow us to adjust our approach as needed and celebrate milestones along the way, fostering a sense of achievement and progress.

By following these steps and maintaining consistent practice and dedication, you’ll undoubtedly see significant improvements in your typing skills over time. Let’s embark on this journey together to unlock your full typing potential!

“Enhancing Typing Proficiency: A Step-by-Step Guide”

1. Typing Assessment:

   – Conducted a typing test to evaluate Words Per Minute (WPM) and accuracy, establishing baseline proficiency.

2. Tailored Practice Exercises:

   – Customized practice drills targeting specific areas for improvement based on test results, such as finger placement, accuracy, and speed-building techniques.

3. Tips and Techniques:

   – Provided guidance on hand positioning, posture, and touch typing methods to optimize efficiency and accuracy.

4. Recommended Resources:

   – Suggested reputable online typing tutors and practice websites offering interactive lessons, drills, and games for diverse learning styles.

5. Progress Tracking:

   – Established measurable goals and implemented regular assessments to track progress, ensuring motivation and momentum in skill enhancement.

“By implementing these strategies and maintaining consistent practice, you’re on track to unlock your full typing potential and achieve significant improvements over time.”

Beyin Yakan 10 Film

Ne izledim ben diyeceğiniz,izleyip anlamakta zorlanacağınız ateş eden film listemi sizlere sunuyorum. En niş filmleri seçtiğimin farkındayım lakin yıllar geçse de şu anda paylaştığım listeden daha iyi çekilmiş,beni şaşırtan,eski yapımları sollamış diyebileceğim bir filmle karşılaşmadım sizin bu listeye eklemek istedikleriniz varsa yorumlarda buluşalım ya da bana mail yoluyla ulaşın.

1-) Dark City

Alex Proyas tarafından yönetilmiş 1998 yapımı Dram/Fantastik filmi

John Murdoch, bir sabah uyandığında kendisini bilmediği bir otel odasında bulur. Otele nasıl geldiğini bilmeyen John, bu sırada vahşice işlenmiş cinayetlerin katili olarak arandığını fark eder. Dedektif Burmstead tarafından aranan Murdoch, gerçekte kim olduğunu öğrenmek ve karşılaştığı bu korkunç bilmeceyi çözmek için büyük bir mücadeleye başlar.

2-) 1408

Mıkael Hafstrom tarafından yönetilmiştir. Stephen Kıng’in kısa hikayesinden uyarlanan 2007 yapımı korku filmi.

Mike Enslin başarılı bir yazardır. Genelde yazdığı alan doğaüstü güçlerle ilgilidir. Üzerinde çalıştığı kitap için araştırma yaptığı sırada Doplhin Oteli’nin 1408 numaralı odasında gizemli olaylar yaşandığını anlar. 1408 önemli bir mittir. Çok geçmeden otel yöneticisinin tuhaf olaylara dahil olması ile beraber ürkütücü şeyler yaşanmaya başlar.

3-) Fight Club

David Fincher tarafından yönetilmiş Chuck Palahniuk tarafından yazılan roman üzerinden çekilmiştir. 1998 yapımı Dram/Gerilim filmi.

Jack, hayatın sıradanlığına kapılmış bir sigorta memurudur. Uzun bir süredir ‘insomnia’ yani uykusuzluk hastalığından şikayetçidir. Kendi psikolojik sıkıntılarından kurtulabilmek adına grup terapilerine katılmaktadır. Terapiler esnasında Marla adında bir kızla tanışır. Bir süre sonra da hayatını değiştirecek olan Tyler Durden ile… Durden, Jack’in ulaşmak istediği tüm hedeflere ulaşmış olan bir adamdır ve Jack’i asla hakkında konuşulmaması gereken bir organizasyon olan ‘Dövüş Kulübü’ ile tanıştıracaktır.

4-) Matrix

Wachowski kardeşler tarafından yazıp,yönetilmiştir. 1999 yapımı Bilim Kurgu filmi.

Bir yaşanan gerçek vardır, bir de yaşananın ötesinde olan gerçeklik… 

Bir gece Neo, kendisini başka bir dünyaya götürebilecek güzel yabancı Trinity ile tanışır. Bu kızın götüreceği dünyada, Neo Morpheus’u bulacak ve Matrix hakkında bir şeyler öğrenecektir. Neo, Tam olarak kavrayamadığı şeylerin yaşamını kontrol ettiğini biliyor..

What ıs the Matrıx ¿

5-) Truman Show

Peter Weir tarafından yönetilmiştir. 1998 yapımı Dram/Fantastik filmi.

Güzel bir eşe ve mutlu bir hayata sahip olan Truman, bir gün öldüğünü zannettiği babasını bir gün caddede gördüğü ana kadar hayatı olduğu gibi yaşar. Babasını gördüğüne emindir ancak adam bir anda ortalıktan kaybolmuştur. İlerleyen günlerde çeşitli gizemli anlar yaşayan Truman bir şeylerin yolunda gitmediğini fark edecek, sahip olduğu hayatın gerçek olup olmadığını anlamaya çalışacaktır.

Gerçek bir hayata sahip olmayan reklam üzerine kurulu bir hayat düşünün. Sinema tarihinin en yaratıcı,kaliteli yapımdır.

6-) Bugün Aslında Dündü

Harold Ramis tarafından yönetilmiştir. 1993 yapımı Dram/fantastik filmi.

Phil Connors, ekranlardaki samimi kişiliği ve eğlenceli yüzüyle kendine has bir şöhrete sahip olan, ancak kameralardan kurtulduğu an kendini beğenmiş ve kibirli kişiliğine geri dönen bir hava durumu spikeridir. Bu huysuz adam, hiç sevmediği kırsal yaşamın hüküm sürdüğü Pensilvanya’nın kırsal kasabalarından birine, Groundhog Day etkinlikleri için gönderilir. Burada yaşanan hayat ve mütevazi insanlardan iğrense debu hayata bir günlüğüne, görevi için katlanmak zorundadır. Ansızın çıkan kar fırtınası tüm ulaşım yollarını kapattığında Phil talihsiz kaderi ile baş başa kaldığını düşünür. Bilmiyordu ki ertesi gün uyandığında daha büyük bir sürpriz ile karşılaşacağını.

7-) Inception

Christopher Nolan’ın yazıp yönettiği 2010 yapımı Bilim Kurgu/Gerilim filmi.

 Uzmanlık alanı, zihnin en karanlık ve savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb’un bu nadir insanlarda görülebilecek yeteneği, bu ender rast gelinebilecek mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği her şeye mal olmuştur.

😎 Cube

Ardı ardına yayımlanan 3 yapım Vincenzo Natali,Andrzej Sekula ve Ernie Barbarash tarafından yönetilmiştir. 1997 yapımı Bilim Kurgu/Korku filmidir.

Farklı sosyal gruplardan, farklı yeteneklere ve eksiklere sahip bir grup insan kendilerini bir anda yokluğun ortasında, bir küpün içerisinde bulur. Nasıl oraya geldikleri belli olmayan bu kişiler, durumu anlayabilmek için birbirlerini tanımak ve birbirlerini anlamak zorundadırlar. Bu küpün içerisinde, bir cevap aramak en az o cevabı bulmak kadar zordur. Çevrelerinde olup biten hiçbir şeyi anlamayan bu insanların başvurabilecekleri tek duygu ise korku duygusu olacaktır.

Küp Sıfır (2004)

Küp 2: Hiper Küp (2002)

9-) The Prestige

Christopher Nolan tarafından yönetilmiştir. 20076 yapımı Bilim Kurgu/Gerilim filmi.

9.yy sonlarında Londra’da Robert Angier, sevgili eşi Julia McCullough ve Alfred Borden hem arkadaştırlar hem de bir sihirbazın asistanlarıdırlar. Bir gösteri esnasında Julia ölünce Robert, onun ölümünden Alfred’i suçlar ve birbirlerine düşman olurlar. Zaman içinde ikisi de hem ünlü olurlar hem de rakip sihirbazlara dönüşerek birbirlerinin sahne üstünde performansını sabote etmeye kalkışırlar. Alfred başarılı bir hile yapınca Robert, rakibinin sırrını çözmek konusunu takıntı halinde getirir ve trajik olaylar birbirini kovalar.

10-) Memento

Christopher Nolan tarafından yazılıp,yönetilmiş 2000 yapımı Dram/Suç filmi.

Leonard Shelby, ucuz otel odalarında konaklayan ve sadece nakit para kullanan biridir. Şık giysiler giyip, Jaguar marka araba kullanan Leonard, dışarıdan iş adamı gibi görünmektedir. Fakat aslında hayatını karısına tecavüz edip öldüren kişiyi bulmak için adayan biridir.
Ne yazık ki Leonard’ın bu yolda ciddi bir engeli vardır, yaşadığı, çok ender rastlanan ve tedavi edilemeyen bir tür hafıza kaybı. Her ne kadar hayatının ‘kaza’’dan önceki dönemlerini hatırlayabiliyorsa da, bazen 15 dakika öncesinde nereye gittiğini ve nerede olduğunu bile unutabilmektedir.

Film İncelemesi-7.Koğuştaki Mucize

7.Koğuştaki Mucize 11 Ekim 2019 tarihinde vizyona girdi. Yönetmenliği Mehmet Ada Öztekin üstlenmiş. Oyuncu kadrosunda Aras Bulut İynemli,Nisa Sofiya Aksongur,Celile Toyon,İlker Aksum,Mesut Aksuta,Deniz Baysal,Yurdaer Okur ve Sarp Akkaya yer almaktadır. Yapım Güney Kore’de yayaımlanmış Miracle in Cell no.7’den uyarlanmıştır.

1983 yılında Ege kasabasında sıkı yönetiminin kızının ölümünden memo sorumlu tutulur ve içeriye alınır. Memonun zararsız olduğu bir tek nene ve kızı bilmektedir. Adaletin yerini bulması için bir mucize gerekmektedir.

Hala izlemeyenler varsa buradan aşağısı spoiler bilginize.

Memo içeriye alındıktan sonra ova yalnız kalmıştır. Ona sahip çıkan bir ninesi bir de öğretmeni vardır. Memonun akıl sağlığında bir takım problemler olduğu için sadece ovanın babası değil,en yakın arkadaşıdır. Babası kızıyla aynı yaşta olan kaç tane özel çocuk var ki? 🌠

Memo ailesiyle ne kadar iyiyse çevresindekiler ile bi o da kadar kötüdür.

İşte burada altın harflerle neyi anlatmak istiyorlar? ”Vicdan” ister yüzü çirkin olsun,ister akıl sağlığı yerinde olmasın isterse aynı renk tonuna sahip olmayalım ama neticede oda bir insan o da anne kuzusuydu çevrenizdekilere kötü davranırken bir kere daha düşünün diyeceğim de insan olmayı bilmeyen insanlıktan ne anlasın.

Yaşadığı yerde deli damgası vurulmuş,görenin dövmeye çalıştığı memo gerçekten de kimselere benzemiyor kötülüğe iyilik ve gülücükle karşılık veriyor.

80 darbesinden sonra askeriye otoriteyi tamamen avucunun içine almıştır. Otur otur,kalk kalk muhabbeti anlayacağınız üzere. Memo’nun suçsuzluğunu ovanın keskin zekası sayesinde yakalanan tanık Memo’nun kurtuluş anahtarıydı ama ne oldu sıkıyönetim komutanı adamı alnının çatından vurdu. Onun için ek bir doğru vardı kızını memo öldürmüştü. Öbür türlüsü olamazdı uzaylılar gelip ülkeyi basardı ama Memo’dan başkası öldürmüş olamazdı. Bahanede hazırdı kaçmaya çalıştı bende öldürdüm. İşimize gelmeyince ne güzel yalanlara kanıp,kandırıyoruz dimii¿

Adaletmiş,hukukmuş,vicdanmış,insanlıkmış yani film bir noktada diyor ki güç kimin elindeyse oku istediği tarafa çevirir kimse de çıkıp aksini söylemez,söylerlerse onu da öldürürler. Memo’nun çilesi burada bitti mi tabii ki hayır.

Hapishaneye girince kader arkadaşları öğreniyor suçu işkence ediyorlar vurup,kırıp,döküyorlar. Nereden bilebilirler ki Memo’nun suçsuz,iyi bir insan olduğunu. Film baştan sona adaletsizliğin ve gerçekliğin su katılmadan anlatılmış haliydi.

Koğuş arkadaşları öğreniyor ki memo suçsuz işte burada da dostuluğun en güzel halini anlatıyorlar. Ovayı bir kaç kere hapishaneye sokuyorlar,baba,kızın sevgisini gördükçe yaptıklarından utanıyor en azından utanmayı,telafi etmeyi bilen bir topluluk. Koğuş bilmiyor sadece Memo’nun suçsuzluğunu Hapishane Müdürü,gardiyan,Ova’nın öğretmeni,nine Memo’ya yardım etmek için uğraşıyorlar. Memo ovasına kavuşsun diye.

Memo’ya ne yapsalar da bir yerden sonra boynu bükük kalıyorlar. Emir büyük yerden geldi. Ceza da idam.Hani size an başta vicdan demiştim ya işte koğuştaki Yusuf abimiz kızına yaptıklarından,yaşattıklarından çok pişman Memo ve Ova’nın sevgisini görünce ben onun yerine ölürüm diyor zaten yaşayan ölüyüm o ölmesin kızına kavuşsun diyerek geri dönüşü olmayan yanlışların vicdana nasıl ağır bir yük olarak kaldığını bir kez daha göstermiş oluyorlar.

Bütün hapishane(Memo’nun dostları) Memo ile Yusuf abinin yerini değiştiriyorlar. Memo ovasına Yusuf abide melek kızına gidiyor.

Tabii bu sırada nine ölüyor. Ova yetim kalıyor. Baba yok,nine yok iyi ki öğretmeni sahip çıkıyor,kol kanat geriyor.

Film boyunca deli gibi ağlanılsa da sonunda yüzler gülüyor. Memo Ovası’na kavuşuyor. Yaşadıkları yeri terk ediyorlar.

Film askeri ya da resmi adalet ile insanı 2 saat 13 dakika boyunca sınıyor. İnsanın adalet ve vicdandan geçen yoldan sapmamasını göstermeye çalışıyor.

Tüm bunları topladığınızda filmin uyarlama olmasına rağmen hikayenin kopyala,yapıştır olmaması ek detaylar eklenilmesi,açık açık gerçek hayatta olan ya da olabileceklerin gösterilmesi ,oyunculuğun kafi derecede iyi olması bu filmi benim için eşsiz kılıyor.

Filmi sinemada izlemiş birisi olarak kendimi şanslı hissediyorum. 1 ay belki 2 ay önce Netflix platformunda yerini aldı alır almaz izlenme rekoru kırdı,tüm dünyanın favorisi oldu. Benim size naçizane bir tavsiyem var ki yapımları evde değil sinema salonunda izleyin. Biliyorum evde rahat rahat izlemek çok başka ama emek verilerek çekilen yapımlarda bizde keyfimizden ödün verip sinemaya gidelim değil mi?

Dipnot! Bu yazı daha önceden yazılıp farklı bir sayfada bizzat benim tarafımdan paylaşılmıştır. Diğer sayfamı kapatma kararı aldığım için tüm yazıları güncelleyip burada paylaşıyorum. Bilginize.

Evde Kaliteli Zaman Geçirmek İçin 26 Öneri

Corona virüsünden dolayı zorunlu ev karantinasındayız. Eve kapandığımız süre daha çok uzayacak. Bilindiği üzere 1 Haziran itibariyle bir rahatlama geldi. Dağlarda koşan küçük çocuklar gibi şen olsak da corona hala bizimle,içimizde. Biliyorum buradan yazıp atıp tutmak kolay diyebilirsiniz. Evine bakmak ile yükümlü olan,maddi sarsıntılar yaşayan pek çok insan var. Onlar evde oturmak değil çalışmak zorundalar. Benim lafım siz emekçilere değil. Yasaklar gevşeyince yaşasın dışarı,yaşasın alışveriş diye mağazalara koşan topluluğun beyin içi gelişiminin eksik olduğunu düşünüyorum. Bu dünya belki bizim değil kazık çakmayacağız sonuçta lakin yaşadığımız bu kısa dönemi iyice kısaltmanın ne anlamı var ki kendimizi kısaltırken başka hayatları da kısaltıyoruz.

Karantina kurallarına uyarsak binlerce insanın hayatını kurtarabiliriz.

Az önce dedim ya bu dünyada bizim değil kazık çakmayacağız sonuçta diye keşke bu güzelim dünyadan giderken sadece ayak izlerimiz kalsa. Şimdi aşağıdaki görsele bakıp şapkamızı önümüze alıp düşünelim.

KORONA VİRÜS GÜNLERİNDE İSTANBUL BOĞAZI MASKE VE ELDİVEN DOLDU (AHMET FARUK SARIKOÇ – İSLİM ESRA ÇOBANOĞLU/İSTANBUL-İHA) İstanbul ve çevresinde 3 yıldır dalış yapan dalgıç İsa Şahintürk, korona virüs ile mücadele döneminde İstanbul Boğazı’na daldı. Boğazın derinliklerini korona virüs döneminde ilk defa görüntüleyen Şahintürk, denize atılan maske ve eldivenlere dikkat çekti.

Kısacık kamu spotumdan sonra gelelim fasulyenin faydalarına.

1-) Çılgınlar gibi ailecek kutu oyunu oynayın. En başta telefon oyunlarına fena sarmıştım. Özellikle de pubg gerçekten bağımlılık yapıyor ama elektronik eşyaları bir kenara bırakın hem gözlerimiz hemde ruhumuz arınsın.

2-) Resim yapın ya da taş boyama setleri alın. Beceremem demeyin beyaz bir tuval sizin hayal gücünüz yanında basit bir simge boyayın,dağıtın kafanıza göre takılın.

3-) Temizlik yapın. Süpürge,vileda,toz al üçlüsü değil tabii bunu da yapın ama bütün dolapları dökün gereksiz eşyalarınızdan arının evin her köşesini çiçek bahçesine dönüştürün.

4-) Yeni tarifler deneyin bu karantina en çok sevgili midelere yaradı. En son instagramda gördüğüm kıtır patates cipsini denedim evde efsane oldu e-f-s-a-n-e

5-) Kendinize bakımlar yapın gözünüz,gönlünüz açılsın. Evde kaldığım dönemde tırnaklarıma takmış durumdayım benden daha yetenekliyseniz tırnak süsleme sanatını öğrenebilirsiniz.

6-)Odanızı dekore edin. Aynılığa asla tahammülüm yok haftada bir yatak,komodin,puf koltuğumun yerini değiştiririm. Corona öncesi odamı dekore ettiğim için ben bu maddeyi pas geçtim ama siz deneyebilirsiniz.

7-) Yoga yapın. Ben nike raining uygulamasını kullanıyorum aklınızda bulunsun. Her gece aksatmadan yoga yapıyorum bünyemin daha sakinleşip,rahatladığını söyleyebilirim ama ispat edemem.

😎 Kendi alfabenizi yazın. Ben şuan bunun üzerinde çalışıyorum belkide ilerde yazılarımı kendi oluşturduğum alfabe ile sizlere sunacağım baya havalı. 😀

9-) Mangal-Barbekü partisi verin. Bahçeli bir evde oturuyorsanız ki bu dönemde şanslı olduğumuzu bir kere daha anladık güzelce yiyin,için akşama doğru pas parlak gökyüzüne bakarken çayınızı yudumlayın.

10-) Su savaşı yapın. Havalar güzel olduğu vakit kurbanımı seçtim(annem) ve hortuma koştum çok eğlenceliydi tabii karşı taraf için aynı şeyi söylemeyeceğim. Havaların tekrar ısınması umuduyla sizleri ufak bir su savaşına davet ediyorum.

11-) Bitki ekip biçin toprak vücudunuzdaki negatif enerjileri alacak ve rahatlayacaksınız hemde bahçeniz rengarenk çiçek açsa fena mı olur canım bizim bahçeyi görün alice harikalar diyarı 😀

12-) Tütsü yakın ve sadece durun gözlerinizi kapatıp rahatlamaya çalışın aman diyim uyumayın arada kontrol edin kendinizi amaç rahatlamak uyumak değil.

13-) Uyku düzeniniz ile aranız limoni evde dur dur sıkıntıyı atma geceler olsun sabaha kadar ama bende uykuya da çözüm var tuz lambası alın astım hastalarının bir numarası bende bu sebepe almıştım fakat inanılmaz bir rahatlama veriyor ve uykum rayına oturdu.

14-) Basketbol oynayın,ip atlayın hem yediğiniz fazla kaloriyi de eritmiş olursunuz.

15-) Mahalleler arası yürüyüşe çıkın tempolu yürümek bu günlerde hem kalbe hemde beyine iyi gelecek benden söylemesi.

16-) Sevdiklerinizle görüntülü konuşun. Onca ay bir de bayram geçti sevdiklerimizi öpüp,koklayamadan ama önce sağlık dimi bu günler de geçecek. Konuşmak bile enerjinizi fulleyecek.

17-) Eski dizi-film izleyin netflixin suyunu çıkardık değil mi? İzlenmedik yapım kalmadı demeyin geçmişe kısa yolculuk yapın. Hadi gene iyisiniz bir tane kopya verip gidiyorum. Acayip Hikayeler Puhutv’den ulaşabilirsiniz.

18-) Boyama a.ş yaratın. Gözünüze boş,eski gelen her şeyi boyayıp,tasarlayın.

19-) Bir blog açın ya da youtube başlayın. Bu ikisinden birisi olursa eminim boş vakit diye bir şey kalmayacak.

20-) İlerde ki kendinize şu anda bir video çekip yedekleyin mesela 23 yaşındasınız 33 yaşında o videoyu açıp izleyin hatta bu videoya ailenizi de katın. Geçmişten kalan paha biçilemez mutluluk.

21-) İnternet üzerinden istediğiniz bir dersi alın ve sınavını geçerseniz sertifikanızı alın. İstanbul Eğitim Enstitüsünü gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim. Halkla ilişkiler ve İçerik Editörlüğü dallarında 2 adet sertifikam var.

22-) Oturduğunuz yerde Slowly uygulamasıyla dünyadaki herhangi bir insanla mektuplaşın.

23-) Dans etmeyi deneyin ya da öğrenin. Bu aktivitenin zayıflatıcı özelliği de var. 🙂

24-) Sesli kitap uygulaması indirin. Siz kitapçıya gidemiyorsanız o size gelir.

25-) Boyama kitapları alın ya da telefonunuza indirin ve boyayın.

26-) Hayal listenizi gözden geçirin bunu kağıda dökün ve dolabınızın içine asın. Her kıyafet aldığınızda listenizi görmek,okumak sizi iyi hissettirebilir.

Umarım en kısa sürede bu belayı da atlatırız. Evde boş boş durmak çok sıkıcı biliyorum bu sebeple size iyi gelecek şahane aktiviteleri sıraladım. Umarım beğenmişsinizdir bu maddeler içinde yaptığınız olursa benimle paylaşmayı unutmayın.

Bahsettiğim eşyalara bakmak için linke tıklayın.

Dizi İncelemesi- The End Of The F***ıng World

SPOİLER iÇERİR!

Dizinin yayın tarihi 24 Ekim 2017 İngiliz Kara Mizah dizisidir. İlk sezon sekiz ikinci sezon yedi bölümden oluşan bu dizinin her bölümü 20 dakikadır.

Charles Forsman’ın  Çizgi romanından uyarlanmıştır.

Dizi karmaşık, 💩 hayatları olan iki genci konu alıyor. Şimdi bir kız var dışı güzel içi leş kızın en pis huyu da küfür etmek,millete bulaşmak,sinir bozmak,keyif kaçırmak. James de Alyssa’dan hallice annesinden sonra yaşadığı buhran çocuğu manyak ve katil yapmış. İki psikotravmatik genç evden kaçmaya karar veriyor waoow ne büyük karar 😂 Bu kararı alırken james babasının arabasını çalıyor ulan biz yapsak topuğumuza sıkarlar. Kaldı ki kaçamadan seve seve eve getirirler tabii orası Birleşik Krallık orada her şey serbest .

İki mankafadar beş parasız yola koyulurlar. James içten içe Alyssa’yı öldürmek istiyor. La g*t kafa yaşına başına bakmadan katil mi olacan. Cinayet silahı da babasının doğum gününde aldığı bıçak hayır insan çocuğuna neden bıçak alır günü gelince o bıçağı kafana soksun diye mi?🔪

Bunların yaptıkları yetmez gibi bir de başkasının evine girerler. hırsızlık var,cinayete eğilim var üzerine haneye tecavüz var,cinayet de var pes be kardeşim çevirmediğiniz dolap kalmadı dönme dolap mübarek.

Evin sahibi gelir adam da sapıkmış g*tleri 💩kurtulmuyo. Alyssa adamın çirkin emellerine kurban gidecekken james adamın boğazına saplamaz mı bıçağı izlerken böyle kalakaldım 😵

Olay mahalini terk edenler yaptıkları yetmez gibi Alyssa’ın babasını bulmaya koyulurlar. Polisten ömrü billah kaçacaklarına inananlar (don’t possıble) kıskıvrak yakalanırlar.

1’inci sezon bu şekilde bitiyor. 2’nci sezonda ise temiz bir sayfaya adım atıyorlar. Ayrı Ayrı ( Bence tüm ülke için hayırlısı bu)

Anne ve kızı kardeşinin yanına taşınıyorlar yeni sayfa artislikleri.

James de çivisi çıkmış dünyadaki her şeyini babasını kaybediyor. Sapık gibi Alyssa’ı takip ediyor.

O sırada alyssa her genç kız gibi evlilik baskısına uğruryor. Evlencen mi?,koca bulam mı sana ,evlen,hadi evlensene anası anlaşılacağı üzere evlilik koca meraklısı tabi kendi düşmüş bir gaflete yapmış hata üstüne hata evladı da yapsın istiyor. Hayırlı ana diye buna derim ben 😂

💩 varmış gibi Alyssa teyzesinin dükkanına gelen bir adamla evlenmeye karar veriyor. Nişanlıyken sisler arkasından james çıkageliyor. Şimdi bu ikisi hem çılgın hemde aşık. (an idiot love story)

Bizi bir macera kesmez diyerek her şeyi arkalarında bırakarak yeni bir yolculuğa çıkıyorlar. Gerçi James’ın bir babası vardı oda öldü, Alyssa’in annesi da olmasa da olur.😂

Şimdi bu yolculukta bir arkadaş dahil oluyor ki bir insan evladı bu kadar salak ve salak gösterilmez diyorsunuz şahsen ben öyle dedim 😁

Bonibon ay Bonnie James’ın öldürdüğü adam(sapık) üniversitede hocaymış bonibonu da almış avcununun içine fırdöndü gibi kızı döndürüp duruyor. Adam 7 kocalı hürmüz gibi aq

Gariban bonibon manitası öldürülünce James-Alyssa’ın peşine düşüyor ne yapacak öldürecek tabii bonibon adamın ne 💩 olduğunu bilmiyor hayır bilse de bilmese bunun için iki kişi öldürül mü? Aşk işte ota da konuyor 💩 da konuyor. Kaldı ki mantığınızı kaybetcekseniz ki olmayan şey nası kaybedilir orası da muamma aşık falan olamayın kırın kıçınızı evinizde oturun.

James ve Alyssa bir belaya bulaşmadan çok güzel bir manzarada birbirlerini sevdiğini söylerek bitiriyorlar. Manzaraya düştüm o ayrı.

Özetle asi,deli bir ergenim g*tüm 💩 kurtulmaz bir tane güzeli sevdim oldum katil temalı bu yapım izlenir. Ben isterdim ki 3’üncü sezon gelsin ama devamını getirmemekte haklılar. Suyu çıkardı,aman aman çok önemli mutlaka izleyin dediğim bir yapım değil ,çerezlik aç bir günde bitir kafa boşaltmalık bir yapım ben dizi filmden çok bunaldığımda fındık,fıstık yapımlara sarıyorum.

⭐️Bonus:

Some love stories begin at the end.

Yazar burada diyor ki  bazı aşk hikayeleri sonunda başlar…

Dipnot! Bu yazı daha önceden yazılıp farklı bir sayfada bizzat benim tarafımdan paylaşılmıştır. Diğer sayfamı kapatma kararı aldığım için tüm yazıları güncelleyip burada paylaşıyorum. Bilginize.

Film İncelemesi-Leon

SPOİLER İÇERİR!

Dram-Gizem kategorisindeki  Leon filminin incelemesini yapacağım.Türkçeye Sevginin Gücü olarak çevirilen film Luc Besson tarafından yazılıp yönetilmiştir.1994 yılı Fransız yapımıdır.

İngilizcede Leon aslan anlamına gelen kelime Türkçede sevginin gücüne nasıl geliyor anlamış değilim buradan çevirmenlere sevgilerimi iletiyorum.

Mathilda aile bireylerinden nefret etmektedir küçük erkek kardeşi hariç tüm dünyası ondan ibarettir.

Babası uyuşturucu işindedir,mafyaya bulaşır ve salak aklı olanları toplamaya yetmez ailesinin sonunu getirir. Kıl payı matilda ölümden kurtulur. Ona Leon sahip çıkar ilk başta istemese bile gerçi biz ona sahip çıkmak demeyelim bonnie-clyde diyelim. 😁

Natalie abla küçük yaşına bakmadan ne oynamış ama efsane oynamış,Hollywood oyuncusu büyür Natalie Portman olur bizde de olsa olsa yeteneksiz,vasıfsız.

Tabii ailesi daha doğrusu gardaşı ölünce natalie ablamız bende ateş edecem,bende tetikçi olacam reo abimiz de natalie ablamızı alıp çatıya çıkarıyor veriyor eline silahı ama kural var kadınlar ve çocuklar olmaz.

Natalie evin işlerini yapıyor,çamaşır,bulaşık,temizlik,alışveriş arta kalan zamanda da reo abimiz tetikçiliği öğretiyor. Normalde devamı çekilen filmlere şiddetle karşıyım çünkü boğazına oturup ümüğünü sıkıyoruz ama şu filmin ikincisi gelse natalie ablamız büyümüz leon abimizi ziyaret ediyor efsane olmaz mı?

Leon abimiz natalie ablamızı yola getirmeye çalışsa da natalie abla rahatsız p*p*sunda kurt var sanırsın gardaşını öldüğü yeri görüyor,zulayı patlatıyor koyuyor parayı leon abimizin önünde gardaşımı vuranları öldür diyor leon abimiz havasını söndürmeden diyor ki intikam iyi bir şey değildir mathila…

Şimdi bu film verdiği mesajlar ön plana çıkıyor. Günümüz yapımlarından onu ayıran şey sağlam dram içermesidir. Buradan çıkacak sonuç dünya geri zekalılar ile çevrili ve yapımcılar bunu çok iyi biliyor ve kullanıyor ya da aşık benim düşüncemi sorarsanız ilk dediğimden yanayım.

Natalie abla yaşına başına bakmadan leon abimize aşık olduğunu söylüyor leon şok içtiği süt burnundan geldi 😂

Birlikte şampanya falan içiyorlar tabii alkol bu çarpar adamı natalie ablamız başlıyor öpeyim mi seni, bir kere öpücem gel buraya 👄

Leon abi natalie öyle bir yetiştiriyor ki sırasıyla bütün uyuşturucu evlerime baskın yapıyorlar sayısız eve giriyorlar sonra leon abimiz muhasebeci tonny abisinin yanına gidiyor eğer kendisine bir şey olursa tüm parayı kıza vermesini istiyor. Leon abimiz tek başına işe çıktığı anda kurtlu natalie ablamız polis binasına silahlarla girip gardaşını öldürenlere kafa tutmaya çalış tabii yakalıyorlar bunu oturtuyorlar bir köşeye o sırada leon abimiz olanları öğreniyor alayına isyan alayına natalie diyip ortalığın anasını ağlatıp natalie ablamızı alıp binadan çıkıyor. İşte burada ne oluyor biliyor musunuz? Mantığın içine 💩

Sen elini,kollunu sallayarak polis merkezine gireceksin üzerine 2-3 kişi öldürüp rahatça oradan çıkacan,çıkamazsın,çıksan eve gidemezsin kısacası her türlü paketlerler. Soysuz,sopsuz polis Tonny’in yanında soluğu alır ve soru sorar. Leona mı çalışıyorsun yanındaki veleti tanıyon mu? Tonny’e leon abimizin yerini sorar. Cevabını alan soysuz yola koyulıur. Leon abimiz yatak keyfi yaparken tabii adam alışmış koltuk gülü olmaya natalie alışveriş yapıp mutlu mutlu eve giderken Swat ekibi kızı tuttuğu gibi yakalıyıveriyor. Swat ekibi natalie abladan şifreyi öğrenip içeri girecekken o tıklatma asıl biz sizi tıklıcaz mesajıymış. Leon abimiz sağlı,sollu girişiyor. Adamlarının öldüğünü öğrenen soysuz emniyette ki herkesi toplayıp getirin diyor. Geldik mi fasulyenin zıng dediği yere leon abimiz yerine kurulmuş geleni indiriyor. Her aksiyon filminde olduğu gibi leon abimiz natalie ablamızı evden çıkartıyor nereden mi tabii ki havalandırma sonra evin içine atıyorlar mı roketi roket altını çiziyorum roket evin içine leon abi kılık değiştirip binadan çıkacakken soysuz arkadan vuruyor ve ikiside havaya uçuyor. Natalie ablamız da gidiyor yetimhaneye ya tetikçi olacak ya da efendi bir memur ama her türlü bu filmin 2’ncisini çekin.

Bu filmi hala izlemeyen varsa ya da izleyip beğenmeyen varsa ki öyle bir ihtimal yok tekrar açıp tekrar izleyin.

Dipnot! Bu yazı daha önceden yazılıp farklı bir sayfada bizzat benim tarafımdan paylaşılmıştır. Diğer sayfamı kapatma kararı aldığım için tüm yazıları güncelleyip burada paylaşıyorum. Bilginize.

Türkiye Corona İçin Gerçekten Önlem Alıyor Mu?

Dünya şu anda Corona Virüs ile bir savaş içerisinde. Size kısa bir görsel ile vahim durumu betimlemek isterim.

Haritaya ulaşıp detaylı incelemek için linke tıklayın.

Türkiye’de neler oluyor? Öncelikle maske konusuna değinmek istiyorum gün gün gideyim;

Pazar:Yeterince maske üretildi. Arzu edene satacağız.

Pazartesi:Satmayacağız,dağıtacağız. Eptt’ye girin alın.

Salı:Yok yok Eptt değil E-devlet’den satacağız.

Çarşamba:Eczane satamaz. Yasakladım.

Perşembe:Eczaneler dağıtacak.

Cuma:

Bindik bir maskeye gidiyoruz kıyamete…

Bu ülkede yaşayan çoğu kişinin maskesi,eldiveni,dezenfektanı yok bunları alacak parası da yok. Virüs yüzünden milyonlarca kişi evine para götüremiyor. Ülkenin durumu bu kadar kötüyken baştakiler bu insanları koruyamıyor zor günde destek çıkamıyor ise başta olup bu ülkeyi temsil etmeye ne gerek var değil mi?

Türkiye çok iyi durumda herkes korunuyor herkesin evinde dezenfektan,maske,eldiven varmış gibi askeri uçakla İngiltere’ye;

100,000 Cerrahi Maske

50,000 N95 Maske

100,000 koruyucu tulum gönderildi…

Elindeki tek maskeyi sabun,kolonya ile yıkayıp tekrar tekrar kullanmaya çalışan türk vatandaşı maske talep edip bunu temin etmeyen Türkiye Cumhuriyeti.

Olacak iş mi? Türkiye Cumhuriyeti

Birde bu işin kahramanları virüs ile her gün dip dibe bulunan sağlık çalışanlarımız. Elimiz,ayağımız tek güvencemiz. Çoğu kahraman maskesi,koruyucu kıyafeti olmadan her gün yüz binlerce hayat kurtarmaya çalışıyorlar. Kendi hayatlarını feda ederek.

Türkiye’de olan yine durumu olmayanlara oluyor. Durumu iyi olanlar evinde oturup keyfine bakıyorlar zaten. Şu an yüksek öncelik gösterilmesi gerekenler yaşlılar,işten çıkarılmışlar,karnı aç çocuklarımız ve hiç bir şeye yetişemeyen fedakar ana,babalar…

Koronavirüs Belası (COVID-19)

Dünya yıkıcı bir sürü felaket atlattı ve atlatmaya çalışıyor.

Depremler,savaşlar,hastalıklar. Şuan da günümüzde olan acil durum ilan ettirecek kadar ciddi hastalık korona virüs.

Korona virüs bir kitle imha silahı mı?

Virüsün Çin’in Wuhan bölgesinde deniz ürünleri pazarından çıktığı düşünülüyor. Yenilmemesi ne var ise yeniliyor ve bu pazarda satılıyor. En popüler olanı ise yarasa çorbası. 8 Aralık’ta ilk bildirilen hastaların deniz ürünleri pazarında ya müşteri ya da çalışan olduğu öğrenildi. Tabii bu durum öğrenilmesi gerekenden geç bir tarihte medyaya yansıdı. 11 Ocak’ta ise ilk ölüm gerçekleşti. Virüse mikroskop ile bakıldığında üzerinde taç gibi bir şey olduğu için adı da taç anlamına gelen corona kelimesi.

Virüs vücuda girince şikayetler ise ateş,halsizlik,yorgunluk,öksürük,nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaratıyor. Virüs mevsimsel geçişte yaşanılan grip gibi gözükse de ileri zamanlarda zatürre ve ölüme kadar götürüyor.

23 Ocak’ta Wuhan karantina altına alındı. Ülke dışına uçuk,tren içeride ise tüm ulaşım sistemleri askıya alındı. Karantinadan sonra gıda fiyatları yükselişe geçti. Ülkemizde olduğu gibi 5 liradan satılan şey 50 lira oldu. Hastanede görevli olan kişiler için ekipman sıkıntısı çıktı. Çin’de ki acil durum hattı sürekli meşgul. Evinde kalp krizi gibi ciddi rahatsızlıklar geçirenler ambulansa ulaşamıyor. Kendi araçlarını kullanmak isteseler arabayı çalıştıracak gaz yok.

Çin nüfusu 1,436,962,790 kişiye ulaşmıştır. Wuhan’ın nüfusu ise 11 milyon. Hal böyle olunca Çin nüfus politikasına hakim olamıyor.

2003’de ise ülke Sars hastalığı sarsıldı. Aynı bölge aynı mekan. İki virüs de birbiri ile benzerlik göstermekte.

İddialara göre virüs ilk olarak haziran 2019 tarihinde tespit edilmiş. Laboratuvarda bu virüs incelenirken 40.000 kişilik bir toplantı yapılıyor. Değişik değişik yemekler yeniliyor. Bu toplantı sonra 8 kişide corona virüsü tespit ediliyor. Hükumet ise halktan bunu saklıyor. Bir diğer iddiaya göre Çin Araştırma Enstitüsünün yarasalarda bu virüsü tespit edip bunun üzerine çalışıp genetiği değiştirdikleri yönünde. Bu deneyin nüfus azaltmak için kullanıldığı söyleniliyor. Hükumet virüsten etkilenen 440 kişi ölen kişilerin saysını 9 olarak belirtirken hastaneden video yükleyen doktorlar bu sayının yüz binleri geçtiğini ölen kişilerin ise çok daha fazla olduğunu söylediler Bunun üzerine hastane çalışanları ile gizlilik sözleşmesi imzaladı. Bir doktorun yayınladığı videoda virüs mutasyon geçirmiş. İlk hali tedavi edilebiliyorken ikinci mutasyonu geçiren virüsün öldürme ihtimali daha yüksek.

Şu anda virüsün dört kıta da 28 ülkeye yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Çin’in Wuhan kentinden başlayıp virüse yakalananların sayısı 156 bin fazla kişi. Yaşamını yitirenlerin sayısı ise 5 bin 800

Virüsten korunma yolları ise çok basit el yüz temizliği. El yıkamak,yıkayacak yer yok ise dezenfektan ile elleri temizlemek,yakın temastan kaçınma,gerekli olmadıkça evden çıkmama,gerekli olmadıkça yurt dışına çıkmama ki çoğu ülkeye gidiş ve geliş seferleri yok. Hapşırma,öksürme sırasında ağız ile el kapama ya da dirsek içine yapılmalı ki bakterileri yanınızda bulunan kimseye bulaştırmayın.

Sağlık bakanlığının korona virüs riskinden koruyacak 14 kuralı izlemek için linke tıklayın.

Virüs maalesef Türkiye’ye de geldi. Sağlık Bakanlığının yaptığı açıklamada vaka sayısının 18 olduğunu bildirdi. Umre’den dönen yolcular ise Ankara ve Konya’da ki yurtlarda karantina olarak odalara yerleştirdi. Bir gece önce yurtta kalan öğrencileri apar topar sokağa atarak. Türkiye’de virüs sayısı 47’ye yükselmiş.

İçişleri Bakanlığı ise virüs tedbirleri amacıyla pavyon,diskotek,bar gece kulüplerinin faaliyetini 16 Mart Pazartesi 10.00’dan itibaren geçici süre ile durdurulacağını duyurdu.

Havaların ısınması ile temmuz,ağustos aylarında virüsün yok olacağı düşünülüyor. Kötü bir yıla başladık. Umarım sessiz katil tez zamanda daha fazla hasar açmadan tedavisi bulunur ya da önüne geçilir.

İşsizlik Ve İş Görüşmesinde Duyulan Korkular

İşsizlik öncelikle insanın kendisine daha sonra ailesine psikolojik baskı olarak geri döner. Kendinizi su dolu bir kutuda nefessiz kalmış gibi hissederseniz. Bu lanet bir his. Belli yaşa gelip de anne,baba eline bakmak bir şey isterken 2 kere istemeyi düşünmek sizi depresyondan depresyona sürüklüyor bunu biliyorum bizzat yaşadım. Peki çözümü nedir? İş aramak tabii ama iş ararken suratınıza kapılar birer birer kapanacak ya da kapandı. Çoğu şirket,işverenler deneyimsiz elemanı kabul etmiyorlar. Tabii deneyim çok önemli de bizler yeni mezun işsizler üniversiteden iş hayatına atılıyoruz sudan çıkmış balıktan hiçbir farkımız yok siz bu deneyimleri anne karnında mı öğrendiniz? Deneye yanıla,düşe kalka,hata yapıp doğruyu bularak. İşverenler bu ayrıntıyı görmüyorlar bence bilerek görmezden geliyorlar benim düşüncem bu şekilde. İş arayanlar olarak her kapıyı inatla çalıyoruz. Her yere öz geçmişlerimizi gönderiyoruz. Kayıtlı olmayan bir numara arayınca heyecandan bayılacak gibi oluyoruz. Bu maratonda günler,haftalar,aylar hatta yıllar geçiyor. Gün geçtikçe enerjimiz sonra umudumuz kayboluyor. Hayatımızın sonuna kadar işsiz kalmayacağız evet ama şuan ki bilinmezlik çok kötü. Bir süre sonra hangi tarafa yöneleceğini şaşırıyorsun. Tabii tüm bunlar yetmez gibi akraba,eş dostun uyguladığı baskı var. Bence sen iş beğenmiyorsun,maaş beklentini düşür,sen bütün gün evde misin? gibi gibi örnekler insanı aşağı çekmek için başka sözler sarf edilemez herhalde. Sanki bu laf söyleyenler çok yüksekte,hayatları çok düzgünmüş gibi başka hayatlara maydanoz olurlar. İç sesim al o kafayı duvardan duvara sürt şeklinde.

X şirketine gönderdiğiniz öz geçmişi görüp birebir görüşmek için çağırdılar. Bu kısım da biraz baş ağrıtıyor doğrusu. Görüşmeyi bekliyorsunuz ve sıra size geliyor. Çok heyecanlısınız,elleriniz belki karnınız uyuşuyor,avuç içiniz terliyor. Sakin olun derin bir nefes alın,omuzların her daim dik olsun. Sorulara sakin cevap verin. Her zaman bir vizyonunuz,misyonunuz olsun ama sadece iş bulmak için değil. Kendiniz,hayalleriniz,umutlarınız için. Geleceği için bir amacı olmayanın yarını olamaz.

Sakince kendinizi tanıttınız,eğitiminizden bahsettiniz. Kendinizce görüşmeyi şu şekilde nitelendiriyorsunuz. Gayet iyi geçti,olumlu konuştular bence bu sefer oldu. Görüşmeyi gerçekleştirdiğiniz kişi ise olumlu ya da olumlu sonuç için BİZ SİZE DÖNERİZ dedi. Arayan soran kimse olmadı olmayacak. İşin en lanet tarafı umutlanıyorsunuz hayal kırıklığı dönmeyeceğiniz kimseye biz sizi arayın demeyin sayın işverenler çalışmak,kendini iyi yerlere getirmek için okuyan,çabalayan işsiz milyon tane kadın,erkek genç var. Birazcık empatinin herkesin yararına olacağını düşünmekteyim.

Bu arada en önemlisi görüşme esnasında türlü türlü duygulara savruluyoruz biliyorum ama korkmayın birazcık bile korku olmasın içinizde çünkü;

Kaybedecek bir şeyiniz yok görüşme bitip mekandan ayrıldığınızda olmazsa yine işsiz olacaksınız demeye çalıştığım şey şu değişen bir şey olmayacak.

Kendinize,yapabileceklerinize,yeteneklerinize güvenin.

Sevgiler!

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın