Bütün Yılanların Efendisi-Şahmeran

Şah-ı Meran Efsanesi

Şahmeran Efsanesi, Anadolu’da başta Mersin’in Tarsus ilçesi olmak üzere Güney ve Güneydoğu Anadolu’da herkesin bildiği ve sevdiği resimleri asılan kültürel bir unsur haline gelmiştir.Uğur ve bereket getirdiğine inanırlar.

Efsaneye göre Maran adında bir yılan türü vardır.Bu tür yarı insan yarı yılan türüdür.Bu tür hem maranların atası hemde diğer tüm yılanların efendisi olduğu bilinmektedir.Yer altında yılanlar ülkesinde yaşadığı söylenilir.

Zamanında Cemşab adında odunculukla geçinen yoksul bir çocuk varmış.Bir gün cemşad ve arkadaşları oduna gittiklerinde içinde bal olan bir mağara keşfederler.Mağara kuyu şeklindedir.Arkadaşları kendilerine daha çok bal düşsün diye cemşabı orada bırakıp kaçarlar.

Çemşab kuyuda ışık sızan bir oyuk fark eder.Elindeki bıçak ile oyuğu genişlettikten sonra hayatında hiç görmediği kadar güzel olan bir bahçe ile karşılaşır.Bahçede yüzü parlak vücudu yılan olan bir kadın görür.

Cemşab’ın gördüğü Şahmeran’dır. Bütün yılanların atası.Efsaneye göre yılanlar Şahmeran’ın öldüğünü bilmemektedir.Eğer öğrenirse Çukurova bölgesini işgal edecek ve her eve girecek insanları öldürecek olduğu söyleniliyor.

Şahmeran cemşaba korkmaması ve bir süre onların misafir olacağını söyler.Orada çok iyi ağırlanan cemşab ailesini ve evini özler ve gitmek için izin ister.Şahmeran ölümünün insan elinden olacağını ve cemşaba izin verirse insanoğlu tarafından bulunabileceğini söyler.Cemşaba izin vermez fakat yerini kimseye söylememe şartıyla cemşabı evine gönderir.

Bu sırada Tarsus padişahı hastalığa yakalanır.Dönemin tanınmış hekimleri hastalığa hiç bir şekilde çare bulamaz.

Büyü işleriyle ilgilenen vezir Şahmeran’ın etinin yenilmesiyle hastalığın geçeceğini söyler.Bunun üzerine Şahmeran’ın nerede olduğunu söyleyene büyük vaatlerde bulunur,fakat kimse ortaya çıkmaz.

Vezir Şahmeran’ı görenin sırtının yılan derisi gibi pul pul olduğunu padişaha söyleyince herkese hamama gelerek yıkanma emri verilir.

Çemşab Şahmeran’a söz verdiği için hamama gitmez fakat kendisinin hamama gitmediği anlaşılınca hamama gitmek zorunda kalır .Gerçek orada çıkar.Kendisinden zorla Şahmeran’ın yeri öğrenilir.

Vezir cemşabın gösterdiği kuyunun başında büyülü sözler söylerek Şahmeran’ı ortaya çıkarır.

Şahmeran kaderini bildiği için karşı koymaz.

Cemşaba ölümünden sonra ilk suyu vezire içirmesini,ikincisini padişaha içirmesini,üçüncüsünü de kendinin içmesini söyler.Şahmeran hamama götürülerek burada öldürülür.

Vezir ilk suyu cemşabın içmesini ister.Cemşab Şahmeran’ın dediklerini yaparak ilk suyu vezire verir.Vezir suyu içer içmez ölür,ikinci suyu içen padişah iyileşir,üçüncüsünü içen cemşab ise aklı ve zekası daha da güçlenip padişaha baş vezir olur.

5 Aralık Kadın Hakları Günü

Bugün 5 Aralık Dünya Kadın Hakları günü aynı zamanda Türkiyede ki kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanmasının günüdür.

5 Aralık 1934’de Anayasa ve Seçim Kanunun’da yapılan yasa değişikliği ile kadınların ilk kez oy kullanmasının ve aday olabilmesinin önü açıldı. Türkiye, Fransa’dan Fransa ve İtalya’dan 11, Romanya’dan 12, Bulgaristan’dan 13, Belçika’dan 14, İsviçre’den ise 36 yıl önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımıştı.

Geldiğimiz nokta ise ;

2016, 2017 ve 2018 yıllarında 726’sı polis, 206’sı jandarma kayıtlarına geçen toplam 932 kadın cinayeti işlenmiştir.

Türkiye’de 2010’dan bu yana 1964 kadın öldürüldü.

En son Ceren Özdemir cinayeti gördük.Katilin ifadesini hemen hemen herkes okumuştur.Katil 14 yıl önce bir çoçuğu öldürüyor. 13 yıl boyunca kaçıyor.2018’de tutuklanıyor. Cezaevinden firar ediyor.Daha sonra mont çalıyor parası olmadığı için bıçak çalıyor ve gencecik meleğin Ceren’in canını alıyor.Yakalandığı sırada polisleri de öldürecektim.Ben benim olmayan her şeye sahip olmak istiyorum, kafama koyduğumu yapmak istiyorum demiş.

Bu bakışı her kadın biliyordur dimi birisi beni mi takip ediyor korkusu ile arkana bakmak ,erkek kıyafetleri giymek,gece yolda yürürken baban ile konuşuyormuş gibi taklit yapmak ,kapının önüne erkek ayakkabısı koymak biz kadınlar bunları bilmek istemiyoruz korkmadan yaşamak istiyoruz.Her gün ölüyoruz,öldürülüyoruz…

Sen doğur gözün gibi bak onu yetiştir sonra kendini bilmez hastalıklı birisi gelsin onun canını alsın.

Türlü türlü bahaneler ile gencecik çiçeklerimiz hayattan koparılıyor.Dileğim şudur ki korkusuzca güldüğümüz,gezdiğimiz,dövülmediğimiz,tacize tecavüze uğramadığımız,öldürülmediğimiz günlerimiz olsun.

5 Aralık Kadın Hakları Günümüz Kutlu Olsun..

Reklamcıların Yiyecekleri Daha İştah Açıcı Hale Getirmek İçin Kullandıkları 10 Hile

Herkese merhaba bugün televizyonlarda gördüğümüz zaman iştah açan,ağız sulandıran yiyeceklerde kullanılan 10 hileyi anlatacağım.Öğrendiğiniz bu bilgileri başka arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın. 😀

1-)Patates Hilesi;

Reklamlarda o gözüken dondurma gerçekten dondurma mı sizce?

Tabi ki değil dondurma hızlıca eriyebilen bir yiyecektir.Setin güçlü ışıkları altında dondurmanın erimemesi ve fotoğraflarda çok güzel, iştah aşıcı görünmemesinden dolayı dondurma yerine patates püresi kullanılmaktadır.İstediğiniz renk gıda boyası karıştırın alın size dondurma 😀

2-)Tuz Hilesi;

Çekimlerde kullanılan ışıklar geçen süre kolanın asidinin kaçmasına ve ısınmasına sebep olacaktır.Peki hedef kitleye bunu nasıl iştahlı gösteriyorlar?

Çok basit kolanın dışındaki bardağa mat sprey sıkıp bardağa püskürtmeli bir şişeden su püskürtüp kolanın içine tuz atmanız yeterli olacaktır.Buna ek olarak antiasit hap atılması.İlaç içecek ile buluştuğunda kimyasal tepkimeye girip aşağıda gördüğünüz baloncukları çıkarıyor.

ÖNCESİ

SONRASI

3-)Tutkal Hilesi;

Sabah kahvaltılarının vazgeçilmez ikilisi mısır gevreği ve süt reklamlarda mısır gevreği süte batmadan bir arada duruyor.Bu nasıl mümkün?

Çünkü süt yerinde tutkal kullanılıyor bu sayede gevrekler yüzeyde kalabiliyor.

4-)Plastik Buz Küp Hilesi;

Asitli içeceklerde sıkça kullandığımız buz küpleri çekimlerde ışık altında nasıl erimeden durabiliyor?

Asitli içeceklere plastik buz küpü atılıyor bu sayede normal buz küpü etkisini veriyor ve uzun bir süre çalışabiliyor.

5-)Motor Yağı Hilesi;

Pankek yerken üzerine döktüğümüz şurup,bal gibi tatlandırıcılar çok çabuk içine çektiği için motor yağı kullanılıyor.

6-)Karton Hilesi;

Reklamcılar kabarık pasta görünümünü vermek için kek tabanlarının arasına karton koyarak kürdan ile sabitliyor.Aynı yöntem sandviç ve hamburger reklamlarında da kullanılıyor.

7-)Tıraş Köpüğü Hilesi;

Krem Şanti yiyeceklerin üzerinde iştah açıcı bir etki verir.Uzun süren set ve ışıklar altında kolayca eriyebilen bu madde yerine tıraş köpüğü kullanılmaktadır.

8-)Peçete Hilesi;

Reklamlarda gördüğümüz tavuklar tam olarak pişirilmiyor.Boyanarak kızarmış bir etki veriliyor.Aynı zamanda tavuğun içine peçete doldurarak dikiliyor.Bu adım tavuğun şişkin gözükmesi için kullanılıyor.

9-)Ayakkabı Boyası Hilesi;

Reklamlarda burger köftelerinin büyük,sulu ve kızarmış etkisi uzun süre pişirildiği için mi?

Hiç zannetmiyorum genellikle çekimde etler neredeyse çiğ olarak kullanıyor.Bu yüzden köftelerin üzerine ayakkabı boyası sürülüyor ve kızgın şiş yardımı ile mangal etkisi yaratılıyor.

10-)Deterjan Hilesi;

Kahve ,alkol gibi içeceklerin üzerinde köpük yaratmak için bulaşık deterjanından yardım alıyorlar.

Demek ki neymiş reklamlarda iştah açan her yiyecek ve içecek güvenli değilmiş. 😁

Reklamcıların gıda ürünleri hakkında zekice kullandıkları 10 hileyi sizinle paylaştım.Umarım keyifle okumuşsunuzdur.Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Sevgiler!

Lütfen Aşağıdaki Videoyu İzleyip Paylaşın!

Videoya ulaşmak için linke tıklayınız.

ONSUZ KASIM…

Mustafa Kemal Atatürk, Türk mareşal ve devlet adamı. Kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde 1923’ten 1938’e kadar cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

Bugün Türkiye Cumhuriyetin’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 81.yıl ölüm yıl dönümünde bu yazımı Atama ithaf ediyorum.Rahat uyu Atam…

. Mustafa Kemal Atatürk 1881’de Selanik’te dünyaya geldi.

. 1893’de- Mustafa Selanik Askeri Hazırlık Okuluna başlar ve burada matematik öğretmeni tarafından kendisine ikincisi ismi ”Kemal” verilir.

. 1885- Manastır’da Askeri Liseye başlar.

. 1889- İstanbul’da Harbiyenin Hazırlık sınıfına başlar.

. 1902- Harbiyeden mezun olur ve burada Harp Akademisine devam eder.

. 11 Ocak 1905- Harp Akademisinden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olur ve Şam’da bulunan beşinci orduda görev almak üzere Şam’a gönderilir.

. Ekim 1906 – Mustafa Kemal ve arkadaşları ”Vatan ve Hürriyet ” adında gizli bir dernek kurarlar.

. Eylül 1907- Üçüncü Orduya tayin edilerek Selanik’e gönderildi.

. 13 Eylül 1911- İstanbul’daki Genel Kurmay merkezine tayin edildi.

. 9 Ocak 1912- Libya’daki Tobruk taarruzunu başarılı bir şekilde yönetti.

. 27 Ekim 1913 – Sofya’ya Askeri Ataşe olarak atandı.

. 25 Nisan 1915- İtilaf Devletleri Çanakkale – Arıburnu’na çıkarma yaptılar; Mustafa Kemal, emrindeki tümenle ile İtilaf devletlerinin ilerlemelerini durdurdu.

. 9 Ağustos 1915- Gösterdiği başarı ve isabetli tahminleri nedeniyle Çanakkale – Anafartalar Grup Kumandanlığına getirildi.

. 1 Nisan 1916- Tuğgeneralliğe terfi etti.

. 6-7 Ağustos 1916- Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş düşmandan geri aldı.

. 31 Ekim 1918-  Yıldırım Orduları Grup Kumandanı oldu.

. 30 Nisan 1919- Erzurum’da bulunan Dokuzuncu Orduya geniş yetkilerle Müfettiş olarak atandı.

. 16 Mayıs 1919-  İşgaller sürerken İstanbul’dan ayrılarak Samsun’a hareket etmesi.

. 19 Mayıs 1919-  Samsun’a ayak bastı.

. 25 Mayıs 1919-  Mustafa Kemal’in Havza’ya gelmesi.

. 28 Mayıs 1919-  Havza Genelgesinin yayımlanması.

. 12 Haziran 1919-  Mustafa Kemal’in Amasya’ya gelmesi.

. 22 Haziran 1919- Amasya genelgesinin yayımlanması.

. 8 Temmuz 1919- Gerek Üçüncü Ordu Müfettişliği görevinden gerekse ordudaki görevlerinden istifa etti.

. 23 Temmuz 1919- Erzurum Kongresi Başkanlığına getirildi.

. 4 Eylül 1919 – Sivas Kongresi Başkanlığına getirildi.

. 27 Aralık 1919- Temsil Heyeti ile Ankara’ya geldi.

. 23 Nisan 1920- Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.

. 24 Nisan 1920-  Mustafa Kemal, TBMM başkanlığına seçildi.

. 5 Ağustos 1921- Büyük Millet Meclisi tarafından Başkumandan olarak atandı.

. 23 Ağustos 1921- Türk birliklerinin Mustafa Kemal tarafından başkomutan olarak yönetildiği Sakarya savaşı başladı.

. 19 Eylül 1921- Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal’e Mareşal rütbesi ile Gazi unvanını verdi.

. 26 Ağustos 1922- Gazi Mustafa Kemal Büyük Taarruzu Kocatepe’den yönetmeye başladı.

. 30 Ağustos 1922- Dumlupınar savaşı kazanıldı.

. 10 Eylül 1922- Gazi Mustafa Kemal Yunan işgalinden kurtarılan İzmir’e girdi.

. 14 Ocak 1923- Mustafa Kemal’in annesi Zübeyde Hanım İzmir’de vefat etti.

. 29 Ekim 1923- Türkiye Cumhuriyetinin ilan edilmesi ve Gazi Mustafa Kemal’in ilk Cumhurbaşkanı seçilmesi.

. 24 Ağustos 1924- Gazi Mustafa Kemal İstanbul Sarayburnu’nda ilk kez şapka giydi.

. 16 Haziran 1926-  Mustafa Kemal’e İzmir suikasti. (başarısızlıkla sonuçlandı.

. 9 Ağustos 1928- Gazi Mustafa Kemal Sarayburnu’nda yeni Türk Alfabesi ile ilgili konuşma yaptı.

. 24 Kasım 1928-  Mustafa Kemal, başöğretmen unvanını aldı.

. 12 Nisan 1931- Türk Tarih Kurumu kuruldu.

. 12 Temmuz 1932- Türk Dil Kurumu kuruldu.

. 16 Haziran 1934- Türkiye Büyük Millet Meclisi bir yasa ile Gazi Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını verme kararı aldı.

. 10 Kasım 1938 – Atatürk hayata gözlerini kapadı.

57 Yıllık Yaşam;

10 savaş :

.31 Mart Vakası 13 Nisan 1909

.Arnavutluk İsyanı 15 Ocak 1911

.Trablusgarp Savaşı 29 Eylül 1911

.İkinci Balkan Savaşı 1912- 1913

.Çanakkale Savaşı 18 Mart 1915

.Doğu(Kafkas)Cephesi 1916-1917

.Suriye-Filistin Cephesi 1917-1918

.Kurtuluş Savaşı 1919 – 1923

.Sakarya Savaşı 20 Ekim 1921

.Büyük Taarruz 4 Mart 1922

. 24 madalya,

. 7 nişan,

14 kitap :

. Nutuk

. Atatürk’ten Mektuplar

. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri

. Atatürk’ün Hatıra Defteri

. Arıburnu Muharebeleri Raporu

. Karlsbad Hatıraları

. Geometri

. Medeni Bilgiler

. Bölüğün Muharebe Eğitimi

. Takımın Muharebe Eğitimi

. Taktik Tatbikat Gezisi

. Taktik Meselelerin Çözümü

. Cumali Ordugâhı

. Zabit ve Kumandan ile Hasbihâl

1 Ülke

Ve milyonlarca özgür insan,

Bir Liderden Daha Fazlasıdır,

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Her türlü güçlüğü yenerek yılmaz bir irade,yenilmez bir azim ile bize tam bağımsız bir vatan çağdaş bir cumhuriyet armağan edenler…

Ey Atatürk, Ey Atatürk’ün Silah ve İdeal Arkadaşları ,Ey Sevgili Atalarımız,Ninelerimiz Hepinize Bitmez Tükenmez Minnet Hepinize Sonsuz Saygı…

9’u 5 geçe nerede olursan #OradaDur tarihin gördüğü en büyük devrimciyi selamlayacağız. #10Kasım
Bir ‘Türk Kadını’ olarak,
Fikrim, vicdanım, iradem hür
ve eşit haklara sahipsem,
Bunu sana borçluyum ATAM !
Şükran ve Minnetle..

1881-193∞

AFORİZMALAR

Merhabalar bana iyi gelen,ilham aldığım bütün cümleleri topladım ve karşınızdayım.Keyifli okumalar.

-İnsan aldatılmaz,ancak kendisini aldatır.

-Birine ceza vermek işe yarabilir.Fakat birini cesaretlendirmek her şeyi çözer.

-Gerçek sihir kendinize inanmaktır.Kendinize inanırsanız yapamayacağınız şey yoktur.

-Tutkularımız anka kuşu gibidir;eskisinin küllerinden bir yenisi doğar.

-Ne zaman özgür düşünceden bahsedildiğini duysam şaşarım;insanlar boş lafa kendilerini kandırmayı ne kadar çok seviyor!Bir düşünce asla özgür olmamalı ,hep olumlu olmalı ,asla sınırları olmamalı ki sonsuz görevlerini yerine getirip bir eyleme dönüşebilsinler.

-Bilgelik sadece gerçeklikte bulunur.

-İmkansızı arzulayan insanlara bayılırım.

-Hayat denen karmaşık ormana dalın ve istediğiniz yerde kalın.

-Ancak hayatı her gün fethederek özgür oluruz.

-İnsan kendine inanmaya başladığı an tanrı da yardımına koşar.

-İnsan toplumda eğitim görür,yalnızlıkta ilham bulur

-Bugünü hep kaçırıyoruz,Çünkü dünü düşünüp yarını bekliyoruz

-Faydasız bir hayat erken bir ölümdür.

-Büyük şeyler yapmaya,bir amacı başarmaya giden iki yol vardır:güç ve sabır.Gerçekten güçlü insan sayısı çok azdır, fakat sabır en zayıflarımızda bile vardır ve bizi asla hayal kırıklığına uğratmaz,sabrın sessiz gücü zamanla büyür.

-En zor olan şey en basit gözükendir;gözümüzün önünde duranları tam anlamıyla görebilmektir.

-Hiçbir şey bugünden önemli değildir.

-Bana fikirlerinizi söylemek istiyorsanız gerçekten inandığınız şeyi söyleyin.Kendime yetecek kadar şüphem var.

-Bugün başlanmayan hiçbir şey yarın bitmez.

-Sır saklamak isteyen insan ,bir sır sakladığını da saklamalıdır.

-Bir bulut hediye ediyorum gökyüzüne.İçinde biraz kırgınlık ve hüzün bulunduran…

-Her zaman daha iyisini yapmak için yaşa.

-Pes etme ,umut et

-Zaman çok şey alır götürür bizden.

”Odadan çıkman gerekmez,

Masadan oturmaya devam et ve dinle

Dinleme bile,sadece bekle…

Bekleme bile gerçekten sadece sakin ve yalnız ol.

Dünya özgürce sunacaktır kendini sana.

Maskesinden sıyrılmak için başka seçeneği yok,huşu içinde yuvarlanacaktır ayaklarının dibinde…”

Franz Kafka

Yeni Hayatınıza Adım Atarken Dinlemeniz Gereken 10 Şarkı🎶

Merhaba umudunuzun tükendiği yerde kafanızda şekillenen o muhteşem hayata başlangıç yapmak imkansız değil.Hayatımızın çoğu anlarındaki kahramanımız şarkılar.Kulağımıza fısıldanan o müzik bizi alır ve o değerli anılara götürür geriye dönmek mümkünmüş gibi yaşadığımızı hissederiz.En güzel düşüncelerin temelini bazı şarkılar ile atmadık mı ? Zaman durmuş gibi her gün bir önceki günün aynısını yaşadığımızı hissederken yeter buna dur demeliyim dediniz mi? Deseniz bile o kurguladığınız kusursuz hayatı yaşamak için her şeyi silip atmaya cesaretiniz oldu mu?Geçmişe gidip yaptığınız hataları değiştirmek istediğiniz oldu mu ? Cevaplarınız evet ise kulaklığı takın ve sizin için hazırladığım 10 parçayı dinleyin. Zig Ziglar’ın dediği gibi ”Başlamak için muhteşem olmanız gerekmiyor;ama muhteşem olmanız için başlamanız gerekiyor.”Hayatınızdaki tercihlerin size güneşli kapılar açması dileğiyle,keyifli dinlemeler

1.)Hüsnü Arkan-Yeniden başlamalı

Dinlemek için linke tıklayınız.

2.)Levent Yüksel -Yeniden Başla

Dinlemek için linke tıklayınız.

3.)Jehan Barbur-Yeni Hayat

Dinlemek için linke tıklayınız.

4.)Kent Şarkıları-Hayat Devam Ediyor

Dinlemek için linke tıklayınız.

5-)Ayten Alpman-Ben Böyleyim

Dinlemek için linke tıklayınız.

6-)Deniz Seki-Hayata 2 Bilet

Dinlemek için linke tıklayınız.

7-)Şebnem Ferah-Sil Baştan

Dinlemek için linke tıklayınız.

8-)Sertap Erener-Kendime Yeni Bir Ben Lazım

Dinlemek için linke tıklayınız.

9-)Özlem Tekin-Hep Yek

Dinlemek için linke tıklayınız.

10-)Özlem Tekin-Dağları Deldim

Dinlemek için linke tıklayınız.

Bonus!

Hayata Başlamak İstiyorsan Ayağa Kalk! 4 dakikalık motivasyon videosunu izlemek için linke tıklayınız.

Kusursuz bir Soygun Dizisi La Casa De Papel

Herkese merhaba bugün zekice bir senaryo ile çekilmiş o popüler diziyi anlatacağım.La Casa De Papel ;

La casa de papel Álex Pina tarafından İspanya’daki Antena 3 kanalı için yaratılan bir soygun dizisi. 2 parça halinde yayınlanan tek sezonluk bir dizidir. 2 Mayıs 2017’de ilk kez yayınlanmış, 23 Kasım 2017’de sona ermiştir. Úrsula Corberó, Paco Tous ve Alba Flores gibi oyuncular oynamaktadır.

Yayınladığı ilk sezon soygunun başında olan zeki profesör ekibini teker teker toplayarak 5 ay boyunca bu soygunun nasıl yapacaklarının planını anlatır en ince detayına kadar ekip nereyi soyacaklarını sorar ve o muhteşem maketi görürüz.İspanya Darphanesi

Aslında soygun yapılmayacaktı.Darphaneyi bir süreliğine ele geçirip kendilerine para basacaklardı.Zekice planlanmış bir fikir.Düşüncenin asıl kahramanı Profesör’ün ölen babası bu planı hayata geçirmek isterken hayata veda etmiştir.Oğlu ise babasının bu dileğini ekibiyle bizzat gerçekleştirecektir.Dizinin her bölümü merakla beklenildi ,ilgiyle izlenildi.Dizinin hayranlarının büyük çoğunluğu türkler. GQ Men of the Year ödül töreni için Türkiye’ye gelen Berlin (Pedro Alonso) Türkçe konuşarak hepimizin gönüllerini bir kere daha fethetmişti.Dizinin diğer kahramanları da oldukça popüler fakat gelelim bu dizi neden bu kadar sevildi,tutuldu ?

Klasik bir soygun hikayesi değil normalde soygunlarda alabildiğin kadar parayı alıp kaçmak zorundasındır.Fakat bu dizide tam tersi gerçekleşiyor ellerinden geldikçe geç çıkmaya çalışıyorlar ki daha çok para basılsın. 2.4 Milyar Euro…

Diziyi izleten diğer etkenler olay örgüsü,ters köşeler ekran karşısında hadi canım,vay be dedirtse de çoğunlukla şapka çıkartan cinsten. Bu dediğimi eminim herkes hatırlayacaktır.İlk sezonda rehinelere tünel kazdırıp sanki oradan kaçacak gibi polisin kafalarını karıştırmaları zekice bir ters köşeydi izlerken ben çoğunlukla yakalanacaklar diye düşündüm ama sezon finalinin sonunda zeki polisler demekten de kendimi alamadım.Herkes kendini kurtardı Berlin ve sevgilisi hariç herkes o darphaneden kaçtı ve herkes kılık değiştirerek binayı terk ettikten 2 dakika sonra polisler geldi fakat onlar çoktan kaçmıştı.Senaryo,olay örgüsü,ters köşeler dizinin izlenilmesinin en büyük 3 etkeni.Anlayabilene de çok ince mesajlar veriyor.Amaç sadece soygun değil dikkat çekmek profesörün zeki hamleleri ile halkı yanına almayı başardılar,son sezonda bu çok daha belliydi halk polise düşmandı soyguncular halkın gözünde kahraman.Soyguncular kapitalist sistemin kölesi olmadıklarını vurguladılar.Şahane bir baş kaldırıydı.Üçüncü sezon Rio yakalandıktan sonra hava balonu uçurdular ve halkın üzerine para saçtılar geri geldiklerini haber verdiler.Dizi her yönüyle çok başarılı.Dizinin yaratıcısı ve senaristi Alex Pina en iyi suç tiyatrosu La casa de papel ile tanınan İspanyol bir televizyon yapımcısı, yazar, dizi yaratıcısı, senaryo yazarı ve film yönetmenidir.La Casa De Papel’den sonra  Alex Pina yönetmenliğini yaptığı ve Alvaro Morte oynadığı el embarcadero dizi 18 Ocak 2019 yılında Movistar kanalında yayınlanmıştır.Bu ek bilgiyi de Profesör hayranlarına vermiş olayım.

La Casa De Papel hayranları olarak 4. sezonu merakla bekliyoruz…

Oyuncu Kadrosu

Álvaro Morte

Rolü : El Profesor

Úrsula Corberó

Úrsula Corberó

Rolü : Tokyo

Itziar Ituño

Itziar Ituño

Rolü : Raquel Murillo

Pedro Alonso

Pedro Alonso

Rolü : Berlín

Alba Flores

Alba Flores

Rolü : Nairobi

Miguel Herrán

Miguel Herrán

Rolü : Río

Jaime Lorente

Jaime Lorente

Rolü : Denver

Hovik Keuchkerian

Hovik Keuchkerian

Rolü : Bogota

Luka Peros

Luka Peros

Rolü : Marseille

Umarım keyifle okumuşsunuzdur , bir sonraki yazıda görüşmek üzere.Kendinize iyi bakın…

Le Petit Prince Masalı Hakkında Bilinmeyen 10 Bilgi

Selam,bugünkü yazımın konusu masal türünde bir kitap.Küçük Prens, Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943’te yayımlanan masal. Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biridir. Eserde bir çocuğun gözünden yetişkinlerin dünyası anlatılır.Küçük Prens dünyada başka dillere en çok tercüme edilen 3’üncü kitaptır.Aynı zamanda Fransa’da ”20 yıl” en iyi kitabı seçilmiştir.

1-)Fransa’nın euro’ya geçmeden önce kullandığı 50 frankların üzerinde hem yazarın hem de Küçük Prens’in çizimleri bulunuyordu.

2-)Güney Kore’nin Gyeonggi-do kentinde kurulan Küçük Prens temalı köy, her yıl yüz binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor ve kitaptaki atmosferi yaşatmayı amaçlıyor.

 3-)Dünyanın pek çok kentinde kurulmuş yüzlerce Küçük Prens müzesi bulunuyor. Japonya’nın Hakone şehrindeki müzede ise kitaptaki çizimlerden uyarlanarak tasarlanan heykeller sergileniyor.

4-)”Küçük Prens”in yazarı Antoine de Saint-Exupéry, “Küçük Prens’in yazarı” olarak tanınmadan önce aristokrat bir uçak pilotu ve seyahat yazarı olarak tanınıyordu.

5-)Küçük Prens şimdiye kadar 250’den fazla dile çevrildi. Kuzey Arjantin’de yaklaşık 20 bin kişinin konuştuğu Toba dilleri, Kongo dili olan Alur ve Sardunca bu dillerden sadece bazıları.

6-) Küçük Prens’in şimdiye kadar çekilmiş 11 sinema filmi, 9 tiyatro oyunu, 3 operası, 2 radyo tiyatrosu ve kitap için yazılmış 10 tane de şarkısı bulunuyor.

7-)1975 yılında NASA tarafından keşfedilen bir asteroite 2578 Saint-Exupery, 1993 yılında keşfedilen bir diğerine ise Küçük Prens’in hikâyede yaşadığı asteroit olan B-612’den esinlenerek 46612 Besixdouze adı verildi.

8-)Küçük Prens’in aynadan okunabilecek şekilde ters yazılmış çevirileri de bulunuyor.

9-)Teorilere göre Saint-Exupéry, Hans Christian Andersen’ın meşhur masalı “Küçük Deniz Kızı”ndan ilham aldı.

10-)Saint-Exupéry, kitabın yazarı olmasının yanı sıra, kitaptaki bütün çizimleri de suluboya ile kendisi gerçekleştirmiştir.

İşte gerçek sanatı görüp,okuduk,okuyoruz…

Umarım yazımı keyifle okumuşsunuzdur.Sonsuz bir masal dünyanızın varolması dileğiyle…

Dünyanın 8’inci Harikası Adayı Arapapıştı Kanyonu

Sıcak bir yaz akşamından herkese merhaba, 2 yıl Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde okudum ve bu eşsiz doğa harikasını keşfetme şansım oldu.Öncelikle sizlere bu güzel kanyonun nerede olduğunun ve nasıl gidebileceğinin bilgisini vereyim. Aydın’ın Bozdoğan ilçe sınırında ve Denizli Sınırı arasında bulunan Arapapıştı Kanyonu, 6 km uzunluğu, yer yer 8-12 metreye kadar düşen genişliği ve 380 metre yüksekliği ile görenleri kendine hayran bırakmaktadır. Buraya yıl boyunca çok sayıda turist ve yerli kişiler tarafından ziyaret edilmektedir.Teknoloji çok ilerledi elimizdeki akıllı cep telefonlarının haritalar kısmına girdiğimde istediğimiz bilmediğimiz her konuma telefonlarımız bizi götürüyor. Bozdoğan’ın içinden 45 dakika gibi bir sürede gidilebiliyor.Ben şu anda harita görsellerini buraya ekleyeceğim umarım işinize yarar.

Arapapıştı Kanyonu Sit alanı ilan edildiği için hiç bir çalışma yapılamamaktadır.Kanyon Aydın ve Denizli il sınırları arasında olduğu için aynı zamanda davalık bir yerdir.2 İlin paylaşmak istemediği tek yer desem yanlış olmaz herhalde.Kanyon’un tepesi dağlık olan kısımda küçük kulübeler yapımına başlanmıştı fakat bu davadan dolayı yapılan tüm işlemler durduruldu.Dava olmasaydı size bahsettiğim küçük kulübelerin yapımına devam edilecekti.Gece eşsiz manzarada konaklamak isteyenlere bir yaşam alanı oluşturulmuş olacaktı.Doğaya zarar vermeden de ticarete açılmış olacaktı ama benim size tavsiyem kapın çadırınızı,atlayın arabanıza gidin ve kamp yapın sözümü dikkate alırsanız pişman olmayacaksınız.Az önce de size bahsettiğim gibi Bozdoğan’da okuduğum için burayı birden fazla gelip keşfetme şansım olmuştu.Kamp yapan bir sürü genç görüp özeniyordum ne yalan söyleyeyim.İnanılmaz bir manzara da gözünüzü kapatıp,açıyorsunuz gidenlere bir tavsiyem olsun aşırı soğuk oluyor özellikle de akşamları bir de aman diyeyim karanlık çökünce uç taraflara yaklaşmayın herkes için kötü şeyler olmamasını içten bir şekilde diliyorum.Ben orada kaldığım sürede bir çok gencin ayağının kayıp düşüp öldüğünü duydum.Neyse tatsız konudan hemen uzaklaşıyorum yazımı okuyan kimsenin canını sıkmak istemem.Tepede manzaranın tadını çıkardıktan sonra o güzelim yerde tekne turu olmazsa olmaz.Özel aracınızla iskeleye giden yolu kullanarak teknelerin bulunduğu yere gelebilirsiniz.Kıyıda ayaklarınızı suya sokabilirsiniz hafta içi ve hafta sonu turlar sürekli devam etmektedir.Tekneye binip bu sefer de kanyonun manzarasını suyun üstünden izleyip anın tadını çıkarabilirsiniz her türlü gittiğinize pişman olmayacaksınız.Bu güzellik şuanda da başkanlığını koruyan Özlem Çerçioğlu’nun katkıları sayesinde dikkatleri çekmeyi başardı.Özlem Çerçioğlu bir röportajında Arapapıştı Kanyon’un Dünyan’ın 8.Harikası olacağını ve Bozdoğan Kemer Barajındaki Arapapıştı Kanyonu, Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından yerli ve yabancı turizme açılacağını dile getirmişti.Oraya bir gün gidip tepeden manzarayı izlerken biranızı yudumlamayı diliyorum.Huzur veren bir yere gideceksiniz dönüşte de pide yememek olmaz Aydın’ın pidesi meşhurdur bilirsiniz.Tavsiyemle Mikado pideye oturun bir kıymalı bir de tahinli pide yemenizi şiddet ile tavsiye ediyorum.En son ben kanyonu anlatıyorum ne ara yemek konusuna geldim acaba 😀

Evet bir yazının daha sonuna geldik.Umarım okurken keyif almışsınızdır.Kanyon’a gidecek olursanız size az çok fikir vermiş umarım faydalı olmuşumdur. En güzelini sona sakladım aşağıda bizzat çektiğim fotoğrafları görebilirsiniz.Kendinize cici bakın,hayatın tadını çıkarın bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Arapapıştı Kanyonu’nu tanıttığı videoya ulaşmak için linke tıklayınız.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın